NEZAKETSİZLİK SÜRÜYOR...
SAYIN REKTÖR YARDIMCIMIZ PROF. DR. ŞAFAK URAL'IN "VEKİL DEKANLIĞI" HÂLÂ, FAKÜLTE WEB SİTESİNDEKİ ANA SAYFADA İLAN EDİLMEDİ... UYARILARIMIZA RAĞMEN... BU, TAM BİR SKANDALDIR...
BİR DEAKAN ATAMASI EN ÖNEMLİ OLAYDIR, BİR FAKÜLTE İÇİN...
NE BEKLİYORLAR????
http://www.istanbul.edu.tr/iletisim/
21 Haziran 2007
20 Haziran 2007
19 Haziran 2007
YENİ VEKİL DEKAN... ADINI YANLIŞ YAZMIŞLAR...
BURASI NERESİ, İLETİŞİM ÖĞRETİRLERKEN, İLLETİŞİM Mİ
ÖĞRETİYORLAR????
http://www.istanbul.edu.tr/iletisim/?page=template-org/staff&int_Set=344
Anasayfa
Dekanlık
Vekil DekanProf. Dr. Şavak Ural
Anasayfa Arama Site Haritası Ulaşım My İletişim Takvim Foto Galeri
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Kaptan-ı Derya İbrahim Paşa Sokak 34116 Beyazıt / İstanbulTel: 0. 212. 440 00 00 (12604-DEKANLIK) Faks: 0. 212. 511 35 02 (DEKANLIK) E-posta: iletisim_dekanistanbul.edu.tr
BURASI NERESİ, İLETİŞİM ÖĞRETİRLERKEN, İLLETİŞİM Mİ
ÖĞRETİYORLAR????
http://www.istanbul.edu.tr/iletisim/?page=template-org/staff&int_Set=344
Anasayfa
Dekanlık
Vekil DekanProf. Dr. Şavak Ural
Anasayfa Arama Site Haritası Ulaşım My İletişim Takvim Foto Galeri
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Kaptan-ı Derya İbrahim Paşa Sokak 34116 Beyazıt / İstanbulTel: 0. 212. 440 00 00 (12604-DEKANLIK) Faks: 0. 212. 511 35 02 (DEKANLIK) E-posta: iletisim_dekanistanbul.edu.tr
16 Haziran 2007
SON SÖZÜ HEP HUKUK SÖYLER...İnsanlık tarihinin en önemli buluşudur, Hukuk.
Hukuk’a hayat veren Yargı.
Son sözü hep o söyler.
"Mevzuat," "Kanun,""Hukuk" ayrı şeylerdir.
Bilmeyenler öğrenecekler...
Üçünün bileşimi Yargı.
Yargı’ya dayanmayan her söz, havada...
"'ARİF' olan anlar..."
Biz beş taş oynamıyoruz...
06 Haziran 2007
HERKESE NASİHAT OLSUN....
AA1’DEN SONRA KERVANA TARHAN ERDEM DE KATILDI:
ESKİ CHP’NİN ESKİ GENEL SEKRETERİ, AYDIN DOĞAN’IN 20 YILLIK GENEL KOORDİNATÖRÜ, ARAŞTIRMACI SİYASETÇİ TARHAN ERDEM'İN, PROF. DR. VEYSEL BATMAZ’A KARŞI AÇTIĞI DAVADA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ...
Prof. Dr. Veysel BATMAZ ve Dr. Erhan GÖKSEL birlikte kaleme aldıkları bir inceleme yazısında, 19 Mart 2007 tarihinde Milliyet varakında tefrika edilen, KONDA Şirketi tarafından yapıldığı söylenen, 50 bin örneklemli Tarhan ERDEM araştırmasına “zıpırlık” demeleri nedeniyle “Haksız Rekabet ve Basın Yolu ile Hakaret” suçlaması ile Zeytinburnu Savcılığına, Tarhan ERDEM tarafından dava açılması talebi ile şikayette bulunuldu.
ESKİ CHP’NİN ESKİ GENEL SEKRETERİ, AYDIN DOĞAN’IN 20 YILLIK GENEL KOORDİNATÖRÜ, ARAŞTIRMACI SİYASETÇİ TARHAN ERDEM'İN, PROF. DR. VEYSEL BATMAZ’A KARŞI AÇTIĞI DAVADA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ...

Prof. Dr. Veysel BATMAZ ve Dr. Erhan GÖKSEL birlikte kaleme aldıkları bir inceleme yazısında, 19 Mart 2007 tarihinde Milliyet varakında tefrika edilen, KONDA Şirketi tarafından yapıldığı söylenen, 50 bin örneklemli Tarhan ERDEM araştırmasına “zıpırlık” demeleri nedeniyle “Haksız Rekabet ve Basın Yolu ile Hakaret” suçlaması ile Zeytinburnu Savcılığına, Tarhan ERDEM tarafından dava açılması talebi ile şikayette bulunuldu.
Zeytinburnu Başsavcılığı, Tarhan ERDEM’in şikayetini yerinde bulmayarak, BATMAZ ve GÖKSEL’in eleştirilerini “ifade ve basın özgürlüğü sınırları içinde kamu yararı gözetilerek hazırlanan bir rapor olarak” değerlendirdi ve “kamu yararı ve toplumsal ilgi nedeni ile yapılan eleştirilerin sert, kırıcı ve kişiyi küçük düşürücü olabileceği ve sert, kırıcı eleştirinin haksız rekabet ve basın yolu ile hakaret olarak nitelendirilmesinin, hiç bir eserin eleştirilemeyeceği, hiç bir esere karşı çıkılamayacağı sonucuna götüreceğinden, unsurları oluşmayan suçlardan BATMAZ ve GÖKSEL hakkında KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA” karar verdi.
Daha önce bezer bir suçlama ile AA1 (Prof. Dr. Ali Atıf BİR) de, Prof. BATMAZ’ı dava etmiş ve davayı kaybetmişti.
Sırada ise, şu anda AKP Milletvekili adayı olan, Başbakanlık eski Müsteşarı Ömer DİNÇER var. Ömer DİNÇER de, kendisinin intihal (bilimsel hırsızlık) eylemini yaptığını ilk kez http://www.haber3.com/ da yazan Prof. BATMAZ’ı, hakaret ettiği suçlaması ile dava etmiş ve YÖK, Ömer Dinçer’in intihal (bilimsel, fikri hırsızlık) yaptığını belirleyerek, DİNÇER’in “profesörlük” ünvanını iptal etmişti. DİNÇER’in açtığı dava devam ediyor. Ancak, davanın suç unsurları ortadan kalkmış bulunuyor.
Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz yetkililer, “Ömer DİNÇER’in, BATMAZ’ın DİNÇER hakkında açacağı tazminat ve ceza davalarından kaçmak için milletvekilliği dokunulmazlığına sığınmak için milletvekili adaylığı zorunda kalmış olabileceği kuşkusunun varit olduğunu” söylüyorlar.
(Fotoğrafı masa üstüne kopyalayarak, karar içeriğini okuyabilirsiniz...)
27 Mayıs 2007
27 Mayıs'ı Coşku ile Kutluyoruz...
28 Nisan 1960 sabahı, İstanbul Üniversitesi Merkez Binası önündeki Atatürk heykelinin
hemen yanında, bir kaç polis, bir polis jip’ine, pardesülü yaşlı bir adamı yerde sürükleyerek bindirmeye çalışıyordu. Polis’in yerde sürüklediği kişi, İstanbul Üniversitesi Rektörü Hukukçu Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami ONAR’dı.
Öğrenciler bu nedenle o gün gösteri düzenlediler ve öğrenci gösterileri Ankara’ya sıçradı; Ankara SBF, Hukuk ve Gazi Eğitim Enstitülerinde öğrenciler polisle çatıştı.
Olaylar hızla gelişti; bir ay sonra, 27 Mayıs 1960 sabahı, yüz kadar yüzbaşının örgütlediği ve başında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel’in bulunduğu bir harekatla, Ordu devlete el koydu...
27 Mayıs olmuştu...
Anayasa değişti...
Özgürlükler geldi,
Adil bir Hukuk oluşturuldu ve uygulandı...
Özgürlüklerimizin büyük bir çoğunluğunu 27 Mayıs’a borçluyuz;
esaretimizin önemli bir kısmını da 12 Eylül’e...
hemen yanında, bir kaç polis, bir polis jip’ine, pardesülü yaşlı bir adamı yerde sürükleyerek bindirmeye çalışıyordu. Polis’in yerde sürüklediği kişi, İstanbul Üniversitesi Rektörü Hukukçu Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami ONAR’dı.
Öğrenciler bu nedenle o gün gösteri düzenlediler ve öğrenci gösterileri Ankara’ya sıçradı; Ankara SBF, Hukuk ve Gazi Eğitim Enstitülerinde öğrenciler polisle çatıştı.
Olaylar hızla gelişti; bir ay sonra, 27 Mayıs 1960 sabahı, yüz kadar yüzbaşının örgütlediği ve başında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel’in bulunduğu bir harekatla, Ordu devlete el koydu...
27 Mayıs olmuştu...
Anayasa değişti...
Özgürlükler geldi,
Adil bir Hukuk oluşturuldu ve uygulandı...
Özgürlüklerimizin büyük bir çoğunluğunu 27 Mayıs’a borçluyuz;
esaretimizin önemli bir kısmını da 12 Eylül’e...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)