Add to Flipboard Magazine.

17 Aralık 2011

ÜFÜRÜKÇÜ AA1

Aşağıdaki yazıyı tam 11 yıl AGB'yi denetleyen bir reytinnggg uzmanı yazarsa, siz ne dersiniz?


Reyting yolsuzluğunda dikkat!

Reytinglere müdahale edilmesi konusu yeni bir konu değil, yaklaşık 5 yıldır reytinglere dışarıdan müdahale edildiği söyleniyor.
Sonunda işe "organize suç" da karıştı ve iddia edilen"yolsuzluk" kanıtlanma aşamasına geldi. İyi de oldu. En azından reytinglerle ilgili şaibeler biter ve doğru dürüst bir reyting sistemine ulaşırız.
Kafanızdaki temel soruya yanıt vereyim. Diyorsunuz ki "Böyle bir şey yapılabilir mi? Yapımcılar adresleri alabilir mi? Reytingler manipüle edilebilir mi?"
Yanıtım şu: Her şey mümkün.
Ancak adreslerin satılması ile reytinglerin etkilenmesi çok ayrı konular. Gerçekten adresler satılmış. Adreslere ulaşılmış, adreslerdeki insanlar istenen programı fazla izlemiş olabilir. Ancak bu izlemelerin reyting hesaplamalarına dahil edilip edilmemesi ayrı bir konudur. Gidip AGB verilerini ayrıntılı incelemeden de ne olduğunu asla öğrenemezsiniz.
Bu nedenle bu konuyu inceleyenlere önerim; iki olayı ayrı tutmaları... Yapım şirketleri ve ölçüm şirketindeki birtakım dolandırıcıları ortaya çıkarmaları, reytinglerdeki manipülasyonu anlamak içinse mutlaka sistemi başından sonuna bir gözden geçirsinler...
Aksi takdirde iddialar yine sadece lafta kalır asla kafalar netleşmez! Önerim budur. Bu konuyu yazmaya devam edeceğim. Bugün Gazetesi, 16.12.2011
.

14 Aralık 2011

VEYSEL BATMAZ SORUYOR: AA1 BU İŞE NE DİYECEK? OPERASYON SON 20 YILI KAPSAYACAK MI?


14 Aralık 2011 / 13:41
TV REYTİNGİNDE SAHTECİLİK OPERASYONU: 
AGB ve çok sayıda şirkete 25 adreste operasyon düzenlendi.

25 noktaya yapılan baskında birçok gözaltı var. Bu isimlerin birkaç saat içinde açıklanması bekleniyor.
İstanbul'da Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında reyting ölçüm şirketleri ile bazı yapım firmalarına operasyon yapıldı. 3 kişinin gözaltına alındığı operasyonun haksız kazanç elde edilmesi ile reyting ölçümünde kullanılan deneklere ilişkin bilgilerin sızdırılması konusuyla ilgili olduğu öğrenildi. Polisin operasyon kapsamında Ay YapımTims Yapım ve Med Yapım isimli şirketlerde arama yaptığı belirtildi.Reyting ölçüm şirketlerinden AGB'de de arama yapıldığı ve şu ana kadar 3 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi. Bazı internet sitelerinin ve ünlü site yöneticilerine ait adreslerin de arama yapılan adresler arasında olduğu belirtildi.
Petek Dinçöz'ün eski eşi, ünlü magazinci Can Tanrıyar'ın gözaltına alınmaycağı ve ifade vereceği gelen son bilgiler arasında. İlker İnanoğlu ve Can Tanrıyar’ın evinde de arama yapıldığı bildirildi. KARA KUTU CAN TANRIYAR MI ?
Can Tanrıyar'ın magazin sitesi Uçankuş, yayımladığı iddialar ile olaya son noktayı koydu. Sitede yayınlanan yazıda karakutunun Can Tanrıyar'ın olduğunu iddia ediliyor.
İşte yayınlanan o yazı : "Uçankuş 3 yıldır "bunu" yazıyordu!.. AGB'de büyük yolsuzluk olduğunu iddia ediyordu!.. Ve beklenen gün geldi!.. Savcılık olaya el koydu!... Organize, konuyla ilgili tüm şahısları incelemeye aldı!... Konuyla ilgili sayısız yazısı olan Can Tanrıyar, "evimde ve ofisimde olan tüm dökümanları polise teslim ediyorum!.. 3 yıl önce TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'le birlikte ortaya döktüğümüz iddialar, artık resmen oryaya çıkmıştır!... Bundan sonra birilerinin başı çok fena ağrıyacak!... Ortada 3 milyar dolarlık bir reklam pastası var!.. Elimdeki tüm bilgi ve belgeri polisle paylaşıyorum" TRT OLAYLI ŞEKİLDE AYRILMIŞTI ... TRT, TİAK’ın da içinde bulunduğu rating ölçümleme sisteminden Ocak 2010 tarihinde ayrılmıştı. TRT’nin kararı ile ilgili ilk açıklamayı, Hukuk Müşaviri Avukat Veysel Gümüş, "Günün Konusu" programında yapmış ve AGB sistemine ciddi eleştirilerde bulunmuştu.

SON GELİŞME: Veysel Batmaz'ın sorularına AA1 cevap verdi, verirken de kendini temize çıkartmaya çalıştı... Dinleyin kendiniz yorumlayın: http://www.gercekgundem.com/?p=423622

EN SON GELİŞME: AA1 Emniyet'te, "11 yıl AGB'nin denetçisiydim ama ben yapmadım" mı dedi?:

Reyting skandalı genişliyor, 15.12.2011, STAR Gazetesi, Saat: 13:30

Bazı televizyon kanallarının izlenme oranlarının belirlenmesinde usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin reyting ölçüm ve yapım şirketlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Prof. Dr. Ali Atıf Bir'in bilgisine başvuruldu.
Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine gelen Ali Atıf Bir, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde bilgisine başvurulmasının ardından emniyetten ayrıldı.

04 Aralık 2011

YENİ ÜNİVERSİTE YASASI İÇİN ÖNERİLER

1. Fakülteler artık miadını doldurmuş bulunuyor. Fakülteler kalksın, Tıp ve Hukuk dışında tüm bölümler idari, mali tüzel kişiliğe kavuşturulsun. Lisans Üstü eğitim bölümlere verilsin.

2. Üniversitelerde Senato üyelerini, öğretim üyeleri ve öğrenciler seçsin.

3. Rektör Senato tarafından seçilsin.

4. Tüm üniversiteler, öğrenci-mezun-öğretim üyelerinin ortaklaşa kuracakları Vakıflara devredilsin.

20 Kasım 2011

AKLINIZ NEREDEYDİ?


BİRDENBİRE, SANKİ HER ŞEY YENİ OLUYORMUŞ GİBİ, SAĞLIKÇILAR VE TIPÇILAR ALEVLENDİLER... İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ'NİN SAĞLIK EKİBİ, PROFESÖRÜNDEN, ÇALIŞANINA, ÖĞRENCİSİNDEN ASİSTANINA, "SAĞLIK DÖNÜŞÜMÜ"NÜ PROTESTO ETMEK İÇİN EYLEME BAŞVURACAKLARMIŞ... AKLINIZ NEREDEYDİ? KEMAL ALEMDAROĞLU'NUN HUKUKSUZLUKLARINA, MESUT PARLAK'IN HADDİNİ BİLMEZLİKLERİNE TIK ÇIKARMADINIZ; BU İKİ ÜNİVERSİTÖR İLE BOĞUŞANLARI KİŞİSEL KADERLERİNE TERK ETTİNİZ, HEPSİNİ TEK TEK KORUNMASIZ VE YALNIZ BIRAKTINIZ; ONLARA TOPLU DESTEK OLMADINIZ... ŞİMDİ İSE BAĞIRIYORSUNUZ... ARTIK ÇOK GEÇ. İLKÖNCE "TAM GÜN" İLE "DAİMİ STATÜ"NÜN AYNI OLMADIĞINI ÖĞRENMELİYDİNİZ (Bkz: Vistilef Arşivi); SONRA TIP FAKÜLTELERİNİN TÜM ÜNİVERSİTEYİ ÇÖKERTİĞİNİ BİLMELİYDİNİZ: İTİBARLI ULUSLARARASI ENDEKSLERDE EN İTİBARLI TÜRK ÜNİVERSİTELERİNİN İÇİNDE TIP FAKÜLTELERİ OLMAYANLAR OLDUĞUNU ALGILAMALIYDINIZ... ARTIK ÇOK GEÇ... YALNIZSINIZ... SİZİ EKMEK TEKNENİZİN HAMURU İLE BAŞBAŞA BIRAKIYORUZ... "GREV" YAPACAKLARMIŞ... SİZ GREV'İN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ? VİSTİLEF

İŞTE TIPÇILARIN İFLAH OLMAZ ÇIĞLIKLARI (Kaynak: adilmedya.com):

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi, sağlık sistemindeki 'Yeni Oluşum' adı altında yapılacak düzenlemelerdeki aksaklıklara dikkat çekmek için greve gidiyor




Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Haseki Kardiyoloji Ensitütisi 22 Kasım Salı günü greve gidiyor. Greve giden sağlık çalışanları 'Sağlıkta Dönüşüm' adı altında getirilen düzenlemelerle hastanelerin özelleştirilerek sağlık sektörünün para kapısı haline geleceğini, hem hastaların hem sağlıkçıların mağdur edileceğini dile getiriyor.
Grev öncesi Cerrahpaşa Tıp ve İstanbul Tıp Fakültelerinde grev çadırı kuruldu.

Grevle ilgili görüşlerini aldığımız Aydın Erol şunları dile getiriyor:
"İstanbul Üniversitesi Sağlık Kurumlarında (Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Haseki Kardiyoloji Ensitütisi) 22 Kasım Salı günü gerçekleştireceğimiz grev öncesi Cerrahpaşa Tıp ve İstanbul Tıp Fakültelerinde grev çadırı kurduk. Tıpta ve sağlıktaki yıkıma dur demek için İstanbul Tıp Fakülteleri Öğretim Üyeleri Girişimi, Uzmanları, Asistanlar,Öğrencileri, İstanbul Tabip Odası, Sağlık Ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şubesi bu grevi örgütlemeye karar verdik.
Tüm sağlık bileşenleri olarak açtığımız grev çadırında hasta ve hasta yakınlarını bilgilendirerek 22 Kasım Salı günü yapacağımız grev yürüyüşüne gelmelerini hizmeti veren sağlık çalışanlarıyla birlikte yürümeye, ayrıca Salı gününden itibaren öğle 12.30- 13.30 arası hastane içinde yürüyüşleri yaparak tüm çalışanları eylem günü taleplerimiz etrafında mücadeleye davet ediyoruz.

22 Kasım Salı günü Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde sabah saat 09.00'da hastane bahçesinde toplanarak hastane içinde yürüyüş başlatacağız. Saat 10.00'da hastaneden çıkarak Çapa kitlesiyle buluşmak üzre yürüşe başlayacak. Aynı saatlerde Çapa sağlık çalışanları hastaneden çıkıp Fındıkzade yönünde yürüyüş başlatacaklar."



Bu konuda manüpüle edilen ve geçmişi unutturmaya çalışan, "aklınız neredeydi" sorusunun yine sorulabileceği bir başka haber için tıklayın: http://www.gercekgundem.com/?p=417876

MEDYA NE DEMEK? KÖŞECİ YAZICILAR BİLİYOR MU?




"Polisiye mantığı geri mi dönüyor?
Polis devleti!..
Radikal’de yazan Cengiz Çandar ortamın da iklimin de müsait olduğuna dikkat çekmiş..
Niye mi?
Şöyle yazmış..
“Zira, Türkiye’de herhangi bir polis rejimine hizmet sunmaya hevesli, çok sayıda kişiden oluşan bir medya ortamı mevcut”
Dikkat!
Medya ortamından söz ediyor.." Kaynak:http://www.medyatava.com/haber.asp?id=87325


Vistilef OLARAK BİZ  ÇANTACI CENGİZ'İ OKUMAYIZ, YİNE BİR MEME ŞAKLABANI OLAN Mehmet Tezkan'DAN ALINTILADIK YUKARIDAKİ ÇANDARZADE CENGİZ'İN ETTİĞİ LAFI. TEZKAN BİRAZ UYANIK, NE DE OLSA MEME MUHALİFİ AMA TAŞI GEDİĞİNE OTURTAMAMIŞ, SADECE DİKKAT ÇEKMEKLE YETİNMİŞ. YOKSA O DA MI BİLMİYOR, MEDYA'NIN "ORTAM" OLDUĞUNU... 
AHMET ALTAN'I DA OKUMAYIZ... YUKARIDAKİ "BAB-I ÂLİ KAPISINI" YAKALADIKTAN SONRA, BİR DE BAKTIK Kİ, AYNISININ TIPKISINI O DA YAPMIŞ... HEM DE KİMİNLE SOHBET EDERKEN? EVET YANILMADINIZ ÇANTACI CENGİZ İLE... BUNLARIN TÜMÜ MEME'Cİ:
(NTV'nin telefon dökümleriyle ilgili Taraf'a yöneltilen suçlamalara Ahmet Altan'ın cevabı)
Ahmet Altan: Bizim hata yapmamızı bekleyen bir medya ortamı var.
Cengiz Çandar: Fazlasıyla var.

03 Kasım 2011

İLLETİŞİM'DE BİR ZAMANLAR ÇOK OLURDU...


İlgilenenlere duyuruyoruz:
Dekan'a
Mobbing Cezası: 5 ay hapis, 3000 TL tazminat

KOÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Gönül Balkır, bir öğretim üyesine mobbing (piskolojik baskı) uyguladığı gerekçesiyle 5 ay hapis cezasına çarptırıldı


KOÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çakır, 2008 yılında Kırgızistan’daki bir kongreye katılmak için yaptığı başvurunun görüşüldüğü Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu toplantısında, aralarındaki husumetten dolayı "çekimser" oy kullanan Balkır’ın, toplantıdan olumlu ya da olumsuz karar çıkmasını engellediğini, bunun da Yükseköğretim Kanunu’na aykırı olduğunu belirterek, 2009’un Mart ayında Kocaeli Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
Cumhuriyet savcılığının, ilgili yasalar uyarınca soruşturma izni verilmesi için şikayet dilekçesini gönderdiği YÖK Denetleme Kurulu raporunda, "psikolojik baskı" ve "koruyup kollama" iddialarından dolayı Prof. Dr. Zehra Gönül Balkır hakkında KOÜ Rektörlüğünce iki farklı ceza soruşturulması açılmasını uygun gördü.
Bunun üzerine KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu başkanlığında oluşturulan yetkili kurulun, her iki soruşturmada da Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu Başkanı Dekan Prof. Dr. Balkır hakkında "men-i muhakeme kararı" vermesi üzerine Çakır, bu kararların kaldırılması için Danıştay’a başvurdu.
Danıştay 1. Dairesi ise ilgili yasa gereğince fakülte yönetim kurulunda her üyenin "kabul" ya da "ret" oyu kullanmak zorunda olduğunu hatırlatarak, Çakır’ın Kırgızistan’daki bilimsel toplantıya yolluk ve yevmiyeli olarak katılmasına ilişkin yaptığı başvurunun görüşüldüğü kurul toplantısında "çekimser" oy kullanan Balkır’ın Yükseköğretim Kanunu’nun 61. Maddesine aykırı hareket ettiğine karar verdi.
Balkır hakkında kamu davası açılması konusunda yeterli şüphe oluştuğundan KOÜ Rektörlüğünce oluşturulan yetkili kurulun aldığı "men-i muhakeme" kararını bozan daire, "Görevi kötüye kullanmak" suçundan Balkır’ın Kocaeli Sulh Ceza Mahkemesinde yargılanmasına karar verdi.
Kararın ardından Balkır hakkında Kocaeli 5. Sulh Ceza Mahkemesinde açılan davanın karar duruşmasında, Prof. Dr. Balkır’ı "görevi kötüye kullanmak" suçundan 5 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanık hakkında verilen hükmün açıklamasını geri bırakan mahkeme, Balkır’ın 5 yıl adli denetime tabi tutulmasına karar verdi.
Bu arada, Prof. Dr. Zehra Gönül Balkır, daha önce de Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çakır’a psikolojik baskı (mobbing) uyguladığı gerekçesiyle Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesince 3 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkum edilmişti.
Radikal