Add to Flipboard Magazine.

27 Mayıs 2009

ÜNİVERSİTELERİN BÖLÜNMESİ YİNE GÜNDEMDE

TRT'ye göre, üniversitelerin bölünmesi yine gündeme girdi:


Üniversiteler bölünüyor: İlk sırada Marmara var

Büyük ve yönetimi güç üniversitelerin daha etkin çalışması için bölünme süreci başlıyor
Çarşamba, 27 Mayıs 2009 16:18

Yükseköğretim Kurulu'nun çok büyüyen ve idaresi zorlaşan üniversiteler için yeniden yapılandırma çalışmalarında sona gelindi. İlk aşamada 5 üniversitenin bölünmesi öngörülüyor.
Özellikle nüfusu 40 bini aşan üniversitelerin bölünmesi gündemde... Buna göre YÖK, ilk aşamada 5 üniversitenin bölünmesini öngörüyor. Bunlar; İstanbul, Marmara, Gazi, Selçuk ve Uludağ üniversiteleri.

Bu konuda ilk adımı Marmara Üniversitesi attı ve üniversitenin senatosundan bölünme kararı oy birliği ile çıktı. Marmara Üniversitesi, kararını YÖK'e bildirdi. Şimdi iki taraf bölünmenin nasıl gerçekleşeceğini karara bağlayacak.

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan TRT'ye yaptığı açıklamada, bölünmesi en kolay ikinci üniversitenin Selçuk Üniversitesi olacağını söyledi. Ancak bölünmesi planlanan bazı üniversitelerin rektörleri uygulamaya karşı...

YÖK Başkanı Özcan ise bölünmenin üniversiteleri daha etkili bir çalışma düzenine kavşturacağı görüşünde.

Özcan, "O işte ciddi olduğumuzu bilmenizi isteriz... Biz rektörlerimize soruyoruz, tartışmalar devam ediyor, bakacağız duruma ikna edebiliriz bazılarını, ikna edemediklerimiz olabilir." diye konuştu.

Kaynak: TRT

BUGÜN 27 MAYIS ANAYASA ve HÜRRİYET BAYRAMI

Hürriyet Kavgası

Yine kitapları,
türküleri,
bayraklarıyla geldiler,
dalga dalga aydınlık oldular,
yürüdüler karanlığın üstüne.
Meydanları zaptettiler yine.


Beyazıt'ta şehit düşen
silkinip kalktı kabrinden,
ve elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını
yıktı Şahmeran'ın mağarasını.

Daha gün o gün değil,
derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.
Safları sıklaştırın çocuklar,
bu kavga faşizme karşı,
bu kavga hürriyet kavgasıdır.

27 Mayıs 1962
NAZIM HİKMET

19 Mayıs 2009

BUGÜN ONDOKUZ MAYIS, 12 EYLÜLCÜ GENERALLERE HÂLÂ DOKUNALAMIYOR...

bugün ondokuz mayıs
mayısın ondokuzu
sen ey türk istiklalinin koruyucusu
sen ey ülkemizin geleceği
ulusumuzun gözbebeği
sen ey demir parmaklıklarında barfiks yapan
ranzalarda perende atan
sportmen ve kahraman türk gençliği
önünde bütün kilitbahirler açık
ama her zaman samsun'a çıkılmaz a
bu sabah da avluda volta atmaya çık

Can Yücel

14 Mayıs 2009

GÖRSEL İDEOLOJİ


GÖRSEL İDEOLOJİ
22-23 Mayıs 2009
Sempozyum

İstanbul Bilgi Universitesi
Santral Kampüsü



PROGRAM:
22.05.2009, Cuma,

10.00-11.00 Açılış Konuşması:
Uğur Kömeçoğlu
Ali Şimşek

11.00-12.30 I. Oturum: Politika, Cinsiyet, Görsellik

Moderatör: Uğur Kömeçoğlu

N.Türkoğlu-S.T. Alayoğlu “Chavez ve 21. Yüzyıl Misyon Görüntüleri”

Veysel Batmaz “Görselliğin İletişimi: Zihin Karşısında Zihin”

Nermin Saybaşılı “Cinsiyetleştirilmiş Ulusaşırı Göç, Dijital Coğrafyalar ve Küresel Görsel İdeoloji”

12.30-13.30 Öğle Yemeği

13.30-15.00 II. Oturum: Görseli Üretmek

Moderatör: Feyyaz Yaman

Genco Gülan “Sanatçı ve Artist Sözcüklerinin İkinci Binyıl Başı Türkçesindeki Tartışmalı Kullanımları”

Marcus Graf “War of Images: About Radical and Violent Artistic Strategies against Today’s Hegemony of Populist Visual Culture”

Barış Acar “Sanat Tarihinin Nesnesi”

15.00-15.15 Kahve Arası

15.15-17.00 III. Oturum: Sosyolojinin Görüntüsü

Moderatör: Gamze Toksoy

B. Düzcan “Medyada Askerlik Fotoğraflarına Bakmak”

Yasemin Yıldız “Cumhuriyet Dönemi Belgesel Fotoğraflarında Kadın İmgesi”

Gülay Kayacan “Eminönü Meydanı’nın Görünmez Yurttaşları: Seyyar Satıcılar ‘Sahne Senin İstanbul’un Neresinde?”

Özlem Yeniay “Gökova Körfezi’nde Görünmez Emekçiler: Kadın Balıkçılar”

23.05.2009, Cumartesi,

10:30 – 12:30 IV. Oturum: Gündelik Hayat, İdeoloji ve Görsellik

Moderatör: Arus Yumul

Özgür Taburoğlu “Yurdum İnsanı: Halkın Medyada Temsili Üzerine”

Ali Şimşek “Alt Sınıfları Groteskleştirmek ya da Görünür Kılmak”

G. Aymaz-M. Öztürk “Kahkahacılar Kolektifi’nde Zekâ Irkçılığı: Günümüz Türk Sineması ve Televizyonlarında Entelektüelin Sunumu”

Levent Cantek “Kadınlar ve Kadınsılar: Köleler ve Düşmanlar”

12.30-13.30 Öğle Yemeği

13.30-15.15 V. Oturum: Göz ve İktidar

Moderatör: Fırat Kaya

Barış Çoban “Göz ve İktidar: ‘Vitrinlere Değil Gökyüzüne Bak!’”

Rahmi Öğdül “Örtülü ve Çıplak Hakikat: Beden Temsillerinde Örtünme ve Çıplaklığın İdeolojisi”

Özlem Oğuzhan “Spekülasyon Evreninde Yıldız Gibi Görünürken”

15.15-15.30 Kahve Arası

15.30-17.30 VI. Oturum: Görsellik, Etik ve İdeoloji

Moderatör: Ali Şimşek

Murat Germen “Görsellik, Manipülasyon ve Hegemonya’nın Tasarımı”

Murat Yaykın “Fotoğraf İdeolojisi”

Yücel Tunca “Belgesel Fotoğrafın Multimedya Açılımı: Yeni Bir Anlamlandırma Olanağı mı Yoksa Yeni Sezon için Bir Vitrin Düzenlemesi mi?”

Melek Özman “Sinema ve Video: Yeni Medyada Görsellik”



Sunuşlarda İngilizce çeviri yapılmayacaktır.

06 Mayıs 2009

MARE NOSTRUM

En uzun koşuysa elbet Türkiye'de de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

CAN YÜCEL

03 Mayıs 2009

Kemal Alemdaroğlu'ndan tarihi itiraf : “Paşalar olmasaydı ne yapardım!”

Vistilef’in Notu: İstanbul Üniversitesi’ni “ideolojik cendere” haline getiren iki rektörden biri olan Alemdaroğlu, diğeri Parlak’tır, aşağıda askerlerle olan ilişkisini anlatıyor... Türban karşıtlığını ve üniversiteyi “cephe” olarak gören bu zihniyetler (Alemdaroğlu ve Parlak) dönemleri boyunca Mustafa Kemal’in bilimsel çalışmaları ile ilgili tek bir akademik çalışma için platform hazırlamamışlardır. Bu dönemde (1997-2008), bu iki rektörün sadece iki bilimsel (!) etkinliği göze çarpmaktadır: “Çanakkale Savaşı” tanıtımları ve “Ermeni Konferansı.” İlginçtir ki, her iki “olay” da 1920’den önce olan olaylardır. Yani, Cumhuriyet ve Meclis kurulmadan, Türkiye Cumhuriyeti tüzel kişiliğini Mustafa Kemal önderliğinde kazanmamışken... İstanbul Üniversitesi’ni cehennemsel bir cendere halinde yöneten bu iki rektör ve hempalarından, hukuk karşısında hesap sormaya akademik olarak devam edeceğiz.

Alemdaroğlu bakın neler yumurtluyor... Şimdi o haberi okuyalım:

1998 yılında üniversitede türbana yasak getirildiği zaman İl Emniyet Koordinasyon Kurulu'nda sorgulandığına dikkat çeken Alemdaroğlu, "O gün taviz verilseydi türban ve üniversite konusunda cephe kaybedilirdi." diyor. Yine aynı endişeleri yaşadığını iddia eden Alemdaroğlu şöyle devam ediyor: "Dönemin Genelkurmay başkanı 3 kez telefonla aradı ve destek verdi. Vali toplumu germeyelim, taviz verin, hoşgörülü olun imasında bulundu ama direnildi. Bu tip durumların tekrarlanabileceğinden endişe ediyorum. O dönemde TSK arkamda olmasaydı ben ne yapardım? Olaylar haftasında resmî kıyafetle 3 korgeneral beni ziyaret etti. Askerler her vesile ile üniversiteleri desteklediklerini göstermeliler."

Kemal Alemdaroğlu kaygılarını dile getirirken üniversitesindeki başörtülü sayısını da veriyor. Buna göre, 2003 yılında İstanbul Üniversitesi'ne 11 bin başvuru olmuş. 170 tane de türbanlı başvurmuş. Kayıt sırasında peruk takanlar var.

TSK, öğretmenleri eğitsin!

Rektörler, şikâyetlerini o kadar geniş tutmuşlar ki, değinmedikleri konu ve kurum kalmamış. İşte bazıları: "Mütareke basını kayıtsız kalıyor. Bugün Türkiye'de 600 bin öğretmen var, onlardan ne kadar eminiz? Belki okul müdürlerine TSK tarafından psikolojik eğitim verilebilir. Adliyede irtica kol geziyor. Dinciler 2 büyükşehir belediyesini elde ettiler ve çok büyük gelirler elde ediyorlar. Valiler cuma namazına gidiyor."

Kayıtlara giren cümlelerden bazıları şöyle: "Bugüne kadar her şeyi devletten bekleyen halk kendi başına birey olamıyor... Türk halkı kadar dedikodudan ve günlük olaylardan etkilenen bir halk dünyada yok. Türk halkı değişik. Güce tapıyor... Önümüzde yerel seçimler var. Halka güven olmaz." Askerlere "Planlı faaliyetleri uygulamalıyız. Bir kıvılcıma ihtiyaç var ve kıvılcımı daha sonra genişletmeliyiz. Ama bu kıvılcım var mı?" diye soran rektörlerin çözüm için söyledikleri de ilginç: "En önemli konu caydırma ve korku yaratmak. Kapı kapı dolaşıp bu gidişin tehlikelerini anlatmalıyız."

Kemal Alemdaroğlu'nun rektörlük koltuğuna oturduğu 1997 yılının Aralık ayında Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı idi. Karadayı, görevini 1998 yılının Ağustos ayında Hüseyin Kıvrıkoğlu'na devretti. İÜ'nün 98'in Eylül ayında başlattığı başörtüsü yasağı kararı sonrası yüzlerce öğrenci eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmıştı. Türkiye'de okuma fırsatı ellerinden alınan yine yüzlerce öğrenci de yurt dışında eğitimini tamamlamıştı.

19 Eylül 2003 tarihindeki toplantıya şu üniversitelerin rektörleri katılmıştı. İstanbul Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi, Malatya İnönü Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Ondokuzmayıs Üniversitesi.

Zaman, 2 Mayıs 2009