"İddiaya göre, Rektör Yunus Söylet, İletişim Fakültesi'nden bir akademisyen aracılığıyla Meltem Ünal Erzen aleyhinde haberler yayınlatıyor."
Bu cümleler 21.07.2013 tarihinde http://www.gazeteport.com.tr/haber/140461/iude-neler-oluyor linkinde yayınlandı. Bu linkteki habere konu olan paylaşımı ben bir öğrencime bilenlere ve bilmeyenlere yapmasını rica ettim. Haber içindeki tweet'lerde yer alan "bir öğretim üyesinin ricası"nın ve paylaşımın Yunus SÖYLET Hoca ile ilişkisi yoktur. Zaten, Üniversitenin resmi web sitesinde de bu video kamu ile Rektörlük tarafından paylaşılmıştır. "Candaş" ve "yandaş" medyanın tümünde habercilik artık en alt düzeye inmiştir. Bu açıklamam, aşağıdaki açıklamamın mütemmim cüzüdür. Prof. Dr. Veysel Batmaz.
21 Temmuz 2013
ZORUNLU AÇIKLAMA II
Son günlerde (17-20 Temmuz
2013) bir takım kendini “medya” zanneden, on beş yıldır benim kitaplarımda MEME
olarak adlandırdığım, askeri vesayetçi medyanın AKP vesayeti uzantıları (amiyane MEME'ci tabirle, "candaş" ve "yandaş") TV kanalları ve gazetelerde ve hâttâ BAĞZI Internet
sitelerinde adım, Yrd. Doç. Dr. Meltem Ünal ERZEN ile birlikte anılmaya
başlandı.
2013 Haziran ayında
yapılan final sınavlarında, “Taksim’e Gidenlere 20 Puan Fazla Vereceğim”
başlığı ile özetlenebilecek, öğrencilerin canlı ve bir toplumsal iletişim laboratuvarında (Taksim
Gezisi’nde) bulunmalarını değerlendiren ve çeşitli adaletsizlikleri önleyen
sivil akademik sorumluluk girişimime ilişkin, bir profesörün kime nasıl ve
neden not vereceği ve ne soracağının tam anlamıyla akademik özgürlük
kapsamında olması nedeniyle, nota tek muhatap öğrenciden başka hiç kimseye
açıklama yapmaya niyetim yok. Bu konuda yapılması gereken açıklamayı zaten
yaptım, ayrıca Rektör Prof. Dr. Yunus SÖYLET’e iki özel mektup yazdım: http://www.vistilefblog.blogspot.com/2013/06/zorunlu-aciklama.html
Yazdığım her iki özel mektuba da “istediği kişilerle paylaşabileceği” notumu
düştüm; aynı hakkım saklıdır.
Ancak görülüyor ki, DeGaulle’ü diktatör
sanan, “soruşturmanın gizliliği” hükmünü bile bilmeyecek kadar cahil olan ve
“yuh artık”, “eyvallah” gibi kahvehane ağzı hitabetten başka sözcük bilmeyen ve kullandığı frekansın KAMU MALI olduğundan bihaber bazı medya
çocukları, adımı da Meltem Ünal ERZEN ile birlikte anma talihsizliğine uğratarak, saygıdeğer ve adaletli bir rektörü güya zor
durumda bırakıyorlar: Tklyz: http://www.youtube.com/watch?v=gXcciZyDd48&feature=youtu.be
Adli ve idari
soruşturmalar özellikle başlangıç itibariyle gizli yürütülür. Kamusal mal (frekans ve telekomünikasyon altyapısı) kullanan bir medya kuruluşunda yer alan medya çocuklarının Savcı ve Yargıç edalarıyla
cahilliklerinin iftiraya dönüşmüş tıslamalarının sonucunda “soruşturmanın”
aleni hale getirilmesi suçtur. [Bkz: Soruşturmanın
Gizliliği: "Soruşturmanın her safhasında “gizlilik” esastır. Yönetmelikte,
gizlilik ilkesine istisna getirilmemiştir. Buna uymayanlar hakkında idari
işlemlerle birlikte, duruma göre bu Yönetmeliğin veya “Yükseköğretim Kurumları
Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği"nin hükümleri
uygulanır (m.38)" http://hukuk.omu.edu.tr/UserFiles/srehber.pdf (III BÖLÜM, 2. Madde)]
Bu çerçeve içinde Taksim
Gezisi olaylarını mesleğim açısından tam anlamıyla (akademik, toplumsal ve bilimsel) destekleyen bir öğretim üyesi olarak, dinsel
duyarlıkla alay eden bir yaklaşımın sahibi bir “meslektaş” (Meltem Ünal ERZEN) ile aynı anda anılmayı
kabul etmiyorum ve kendisinin tüm hareket tarzına hiç bir sempatimin ve desteğimin bulunmadığını tüm öğrencilere açıklıyorum. Kendisini dinsel alaysılığından dolayı kınıyorum.
Ancak benimle aynı anda medya çukurunda anılmasını sağlayan ve takipçilerine gönderdiği tweet’te
yer alan ifadelerin, dinsel duyarlığa her ne kadar alaysı bir yaklaşım içerse
de, hakaret içermediği ve ifade özgürlüğü kapsamında Anayasal korunma altında olduğunu ilan ediyorum.
Yukarıdaki açıklamamı sadece öğrenci kamusuna
duyuruyorum.
Bu vesile ile öğrencilere kaynak olarak ders notu şeklinde sunduğum yazılarımın linklerini de bir kez daha paylaşıyorum:
http://www.adilmedya.com/taksim-gezisi-isyani-h37097.haber 05.06.2013
http://www.adilmedya.com/taksim-gezisi-isyani-nasil-sonlanmali-h37176.haber 10.06.2013
http://www.adilmedya.com/saskinlarin-komplosu-h37575.haber 01.07.2013
Bu vesile ile öğrencilere kaynak olarak ders notu şeklinde sunduğum yazılarımın linklerini de bir kez daha paylaşıyorum:
http://www.adilmedya.com/taksim-gezisi-isyani-h37097.haber 05.06.2013
http://www.adilmedya.com/taksim-gezisi-isyani-nasil-sonlanmali-h37176.haber 10.06.2013
http://www.adilmedya.com/saskinlarin-komplosu-h37575.haber 01.07.2013
Prof. Dr. Veysel BATMAZ
04 Temmuz 2013
"CUMHURİYET" GAZ-TESİNDEN BİR YALAN HABER DAHA....
Yukarıdaki "Medya Evrimiyiz" başlıklı haber Cumhuriyet'de 2 Temmuz 2013 günü yayınlandı. Habere konu olan İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden 2013 yılında mezun olan genç iletişimci ve gazeteci olacak öğrenciler. Mesleklerine bir kısmı yalan olan bu haberle başlayacaklar. Haberin yalan kısmı şu: Suat Gezgin törende konuşma yapmadı. Bu sözlerini muhabire fısıldamış olabilir. Haberin ironisi ise şu: Öğrencilerin eleştirdiği medya, Suat Gezgin'i destekleyen DOĞAN-PENGUEN medyası. Hem haber yalan hem de konuşma.... NOT: Vistilef, İ.Ü. İletişim Fakültesi'nin Türkiye medya tarihinin en anlamlı yıllarından biri olan 2013'deki güzel ve cesur mezunlarının bu türlü yalan haberle mezuniyetlerini hatırlamalarını istemediğinden bu ikâzını yapıyor. "Takvim'e nakavt" derken kendisi pespaye olan gaz-teler istemiyoruz.
BU "SUAT" YOKSA İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ MEZUNU MU?
İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde yönetim değişikliği: İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği (İÜMED) tarafından 3 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısında Eski Başkan Prof. Dr. Bülent Berkarda, başkanlığı Dr. Yusuf Akça’ya devretti. İÜMED’in Genel Kurul Toplantısında yeni Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu üyeleri belirlendi. İÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suat Gezgin derneğin Genel Sekreter’i olarak seçildi.
Kaynak: Cumhuriyet Haber Portalı, http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=416778&kn=7&ka=4&kb=7
ULAN SEN NEYMİŞSİN BE CNN.... ŞİMDİ DE DARBECİ OLDUN...
Emniyet tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına Gezi olaylarına ilişkin yazılan raporda, “uluslararası basın kuruluşlarının eylemleri abartarak ve çarpıtarak dünyaya servis ettikleri”, “Türkiye’de halk ayaklanması çıktığına dair oldukça taraflı ve yanlış haberlere yer verdikleri ve dezenformasyonda bulundukları” belirtildi.
CNN International’ın ünlü haber sunucusu Christiane Amanpour’a da yer verilen fezlekede, “CNN 90 yıllık cumhuriyet tarihinde yapmadığı yayının çok fazlasını eylemler boyunca canlı ve taraflı olarak tüm dünyaya yaymış, Başbakan’ın danışmanı yayına katıldığında sözü yarıda kesilerek yayın sonlandırılmıştır” denildi.
Kaynak : http://www.haber3.com/emniyet-amanpouru-da-fislemis-haberi-2061610h.htm#ixzz2Y3ZhAPeR
Vistilef'in Notu: CNN 1980'da kuruldu; Türkiye Cumhuriyeti 1923'de...
CNN International’ın ünlü haber sunucusu Christiane Amanpour’a da yer verilen fezlekede, “CNN 90 yıllık cumhuriyet tarihinde yapmadığı yayının çok fazlasını eylemler boyunca canlı ve taraflı olarak tüm dünyaya yaymış, Başbakan’ın danışmanı yayına katıldığında sözü yarıda kesilerek yayın sonlandırılmıştır” denildi.
Kaynak : http://www.haber3.com/emniyet-amanpouru-da-fislemis-haberi-2061610h.htm#ixzz2Y3ZhAPeR
Vistilef'in Notu: CNN 1980'da kuruldu; Türkiye Cumhuriyeti 1923'de...
02 Temmuz 2013
YENİ MEDYA İLETİŞİMCİLERİ ve GAZETECİLER İÇİN DE GEÇERLİ... ŞİDDETE TAHRİK ETMEDİKÇE, HABERİ ve ENFORMASYONU YAYMAK, EKSİK DEĞİL TAM OLARAK KAMUYA AKTARMAK İÇİN İLETİŞİMCİ YER, ZAMAN, İZİN ve KANUN TANIMAZ. BKZ: İLETİŞİM MESLEK YEMİNİ...
Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı'nın kurucusu ve 11 yıl başkan vekilliği görevini yürüttükten sonra Hacettepe Üniversitesi Rektörü olan Prof. Murat Tuncer Gezi olaylarında polisin sert müdahalesi ile yaralanan eylemcileri tedavi eden hekim ve tıp öğrencilerinin soruşturma konusu edilmesine sert tepki gösterdi. Tuncer, konuşmasında "Hipokrat Yemini, bir namus yeminidir. Görevinizi tam anlamıyla yapacaksınız. Hastanızdan sorumlusunuz. Sizi suçlasalar da engellemeye de çalışsalar hastanıza bakacaksınız. Hastanıza bakmak için hiçbir merciden 'izin almak' zorunda değilsiniz. Hekim, acil sağlık yardımı ihtiyacı olan bir hastasına müdahale etmek için yer, zaman, izin, kanun tanımaz" dedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)