Add to Flipboard Magazine.

31 Ekim 2007

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÜÇE Mİ BÖLÜNECEK?

Sivil Anayasa çalışması sürecine olanca hız ve kararlılıkla girmiş olan AKP Hükümeti, YÖK ve Ünversitelerde de yoğun bir değişiklik ve yeni düzenlemeler yapmak için düğmeye basmış durumda. Güvenilir bir kaynaktan edindiğimiz bilgiye göre, bu düzenlemelerden en fazla ve en önce İstanbul Üniversitesi etkilenecek. Bir AKP milletvekilinin projesi olarak hazırlanmakta olan bir düzenlemeye göre, İstanbul Üniversitesi üç ayrı üniversiteye bölünecek.

Bu öneriye göre, kurulması düşünülen İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne (İSBÜ), Cerrahpaşa ve Çapa Tıp fakülteleri, Dişçilik, Eczacılık ve Veteriner Fakültesi bağlanacak.

İstanbul Sosyal ve İdari Bilimler Üniversitesi’nde (İSİBÜ), Hukuk, İktisat, Siyasal, Edebiyat, İletişim, İktisat ve İşletme fakülteleri yer alacak.

Kurulması planlanan üçüncü üniversite ise, Fen, Mühendislik, Su Ürünleri ve Orman fakültelerinin bağlanacağı İstanbul Fen ve Teknoloji Bilimleri Üniversitesi (İFTBÜ).

İlahiyat ve Eğitim fakülteleri ve Konservatuar ise Marmara üniversitesindeki fakültelerle birleştirilecek. Ancak, diğer büyük ve hantal üniversiteler gibi, Marmara Üniversitesi’nin de benzer bir biçimde bölünmesi de gündemde. Yüksek Okullar da ilgili fakülteler bünyesinde kalacak. Lisanüstü Enstitüler ise yine bilim alanlarına uygun dağıtılacak.

Bu yeni üç üniversite aynı zamanda modern yeni kampüslere kavuşturulacak. Kent içi trafiği ve yapı yoğunlaşmasını bir ölçüde azaltılma sonucunu da doğuracak olan bu yeni kampüsleşme, beş yıl içinde bitecek bir biçimde projelendiriliyor. Özellikle, şimdiki Avcılar Kampüsü benzeri yeni yerler yapılandırılacak. Bu yerlerin genel mevkiisi, Avrupa yakasında, Çapa Tıp Fakültesi’nin taşınmasına çalışılan yer olan Olimpiyat Köyü çevresi olarak belirtiliyor. Bir de Anadolu yakasında Ömerli gölü çevresinde uygun araziler tahsis yoluyla üniversitelere ayrılacak. Çapa ve Cerrahpaşa tıp fakültelerinin halihazırdaki yerleri ise iş merkezleri ve otel olacak.

Bu düzenlemenin nedeni ise, milletvekili kaynağımıza göre, öneriyi ayrıntılandıran projenin gerekçesinde şu şekilde özetleniyor:
“İstanbul Üniversitesi gibi köklü bir kuruluş son 25 yıldır tüm verimliliğini yitirdi ve hantallaştı. Toplumsal olarak öncülüğünü yitirdi. Anlamsız bir türban tartışmasında baş rol oynamaktan ve ‘veri tabanı ilanı’ yapmaktan başka işe yaramıyor. Bir çok iyi hocasını vakıf üniversitelerine kaptırdı. İyi hocalarına hunharca davranıyor. Ötekiler ise yöneticilik yapıyor. Bazı Vakıf üniversiteleri adeta küçük birer İstanbul Üniversitesi görünümüne büründü. Bu üniversite, dünyada ilk 500 üniversite sıralamasına sadece öğrenci ve öğretim üyelerinin sayısal büyüklüğü nedeniyle giriyor. O kadar bilim insanına hangi üniversite sahip olursa, o da ilk beş yüze kendiliğinden girer. Bu sıralamalarda nitelik ölçülmez, nicelik ölçülür. İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyesi sayısı fazla olunca, doğal olarak, yayın ve araştırmada da fazla puan almak sözkonusu. Bu akademik çalışmaların nitelikleri ise çok tartışmalı. Belli bazı bilim alanları dışında, akademik faaliyet çökmüş durumda... Bu üniversiteyi son 27 yıldır yöneten tıpçı rektörler, üniversiteyi, hastane haline getirdiler. Bir tanesi de hukuksuzluk’tan görevinden alındı. Üniversitenin başına bir onur yarası olarak ilk kez böyle bir şey geldi.”

İstanbul Üniversitesi’nin AKP iktidarı tarafından üçe bölünmesi daha önce, Kemal Alemdaroğlu rektörlüğü döneminde de gündeme gelmiş ancak YÖK bu projeye sıcak bakmamıştı. Kaynağımızın bildirdiğine göre, 8 Aralık’ta belirlenecek olan yeni YÖK başkanı, bu işe de el atacak.

31 Ekim 2007

30 Ekim 2007

YÖK DEĞİŞİYOR, ÖĞRENCİYE AŞIRI HARÇ YÜKÜ BİNİYOR...

BU KEZ OLACAK GİBİ GÖZÜKÜYOR: HÜKÜMET AĞIR AMA EMİN YOLDA İLERLİYOR... ÜNİVERSİTELER YENİ YAPISINA NE ZAMAN KAVUŞACAK... "BİLİMSEL ETİK KURUL" ÇALIŞMAYA NE ZAMAN BAŞLAYACAK?


Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK ve üniversiteler, yeniden yapılandırılacak. MEB, merkez teşkilatı, "politikaları belirleyen, araştırma ve planlama yapan, pilot uygulamalara öncülük eden ve denetleyen" kurum haline getirilecek. Talim ve Terbiye Kurulu, icrai görevlerinden arındırılarak asli görevlerine odaklanmasına yönelik düzenlemeler yapılacak. Bakanlık birimleri azaltılacak.

YÖK, "standart belirleme, koordinasyon, uzun dönemli planlama ve denetimden sorumlu" kuruluşa dönüştürülecek. YÖK'ün mevcut kurumsal kapasitesi, uzmanlığı esas alacak şekilde güçlendirilecek. Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), en üst akademik organ olacak. Bu amaçla, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile ilgili mevzuatta düzenleme yapılacak.

Üniversitelerin mali özerkliği için mevzuat değişikliği yapılacak. Üniversite yönetiminde merkeziyetçi yapının getirdiği sorunların giderilmesi amacıyla "mütevelli heyet" temelli yönetim yapısına geçilecek.

Heyet, üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesini, öğrencilerin yönetime oy hakkı ile aktif katılımını sağlayacak şekilde oluşturulacak. Vakıf üniversitelerine arsa tahsisi kolaylaştırılacak ve mali destekler artırılacak. Özel üniversite kurulmasına olanak sağlayacak mevzuat değişikliği yapılacak.

Öğrencilerden alınan katkı payları yükseltilecek. Yurt sayısı artırılacak. Üniversitelerde öğretim üyesi sayısı da artırılacak. Öğretim üyesi yetiştirmek üzere üniversiteler arasındaki işbirliği artırılacak. Öğretim üyelerinin özlük hakları iyileştirilecek. (AA)

26 Ekim 2007

29 EKİM 2007




Türkiye'nin en büyük bayramı kutlu olsun....

44. ALTIN PORTAKAL DEVAM EDİYOR...



Antalya Altın Portakal Festivalini son üç yıldır düzenleyen TÜRSAK kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Veysel BATMAZ'ın (http://www.tursak.org.tr/yonetim.htm) da izlediği 44. Altın Portakal Film Festivali, uluslararası ve ulusal film yarışması ile devam ediyor... http://altinportakal.tursak.org.tr/

Ulusal film yarşımasında diğer filmlerinden kötü ve "Türkiye düşmanı" olmasına karşın Fatih Akın favori gösteriliyor. Uluslararası yarışmanın favorisi ise Çin filmi Assembly. http://altinportakal.tursak.org.tr/index.php?haber=311